20 Haziran 2017 Salı

LÜBNAN'IN BAŞKENTİ BEYRUT'TAKİ CAMİLER

LÜBNAN BÖLGELER VE ŞEHİRLER HARİTASI VE BEYRUT'UN KONUMU
  1. Abdullah Bin Abbâs Camii
  2. Aişe Bekkâr Camii
  3. Burç Ebî Haydar Camii
  4. Doğunun Bayrağı (Beydûn) Camii
  5. Ebû Bekir Es-Sıddîk Camii
  6. Ed-Denâ Camii
  7. El Kassâr Camii
  8. Emir Asaf Camii
  9. Emîr Münzir Camii
  10. El Ömerî Camii
  11. Fatih Sultan Muhammed Camii
  12. Hâlid Bin Velîd Camii
  13. Halil Şihâb Camii
  14. Hamza Bin Abdülmuttalib Camii
  15. Hasaneyn Camii
  16. Hatemü'l Enbiya Muhammedü'l Emin Camii
  17. Ibâdürrahmân Camii
  18. Kâim Camii
  19. Mecidiye Camii
  20. Râşid El Hûrî Camii
  21. Selam Camii
  22. Şatila Camii
  23. Tabbâre Camii


Beyrut Nerededir?

Beyrut, Ortagoğu ülkelerinden olan Lübnan'ın başkentidir.
Nüfusu, 1.500.000'un üzerindedir.
Denizin tesirinden biraz korunan körfezin kıyısındadır.
Beyrut'ta tipik bir Akdeniz iklimi görülür.
Uzun yıllar Ortadoğu'nun ekonomik, fikrî ve kültürel merkezi olmuştur.
1970'lerden sonra başlayan toplumsal ve siyasal karışıklıklar ve bu yüzden patlayan Lübnan İç Savaşı (1975-1991) sonucu bu özelliğini kaybetmiştir.
Beyrut, Osmanlı döneminde planlı bir gelişme göstermişti.
1943'te Lübnan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonra gelişigüzel ve hızlı bir büyüme dönemine girmiştir.
İç savaştan önce Beyrut nüfusu içinde Hristiyan ve Müslümanların sayısı hemen hemen eşitti.
Şimdi Müslümanlar çoğunluktadır.
Halkın büyük çoğunluğunu meydana getiren Araplar, Lübnanlıları, Filistinli mültecileri, Suriyelileri ve başka göçmen Arap cemiyetleri de içine alır.
En büyük ve tek etnik azınlık Hristiyan Ermenilerdir.
Ama Hırıstiyan Araplar gibi iç savaş yüzünden ve sonrasında sayıları göçle azaldı ve azalmaya devam etmektedir.
Beyrut'un doğusunda Hristiyanlar, batısında ise Müslümanlar çoğunluktadır.
Eskiden Müslüman topluluğun çoğunluğu Sünni iken 1960'lardan sonra göçler neticesinde Şiilerin sayısı giderek artmıştır.
Batı Beyrut'un bazı bölümlerinde küçük Dürzi toplulukları da yaşar.
Beyrut, 1950-70 yılları arasında Ortadoğu'nun gözbebeği idi.
Lübnan'ın serbest ekonomi ve döviz sistemi, altın esasına dayalı istikrarlı ve konvertibl parası, banka hesaplarının gizliliğini sağlayan kanunları, çekici banka faizleri Beyrut'u Arap zenginlerinin bankacılık merkezi haline getirdi.
Ayrıca deniz ve hava yoluyla dünyaya açılması ve yabancı firma ve bankalar içinde Ortadoğu'ya girmek açısından ideal bir üs olan Beyrut, serbest liman bölgesiyle Ortadoğu'nun en büyük antreposu oldu.
Şehirdeki Beyrut Amerikan Üniversitesi, Saint Joseph Üniversitesi, Lübnan Üniversitesi ve Beyrut Arap Üniversitesi diğer Arap ülkelerinden pek çok talebeyi Beyrut'a çeken bir faktördü.
Ancak 1970'lerden sonra başlayan iç karışıklıklar ve Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra Filistin Kurtuluş Örgütünün (FKÖ) karargahını buraya taşıması ve devlet otoritesinin ve düzeninin zayıflaması Beyrut'un cazibesini kaybettirdi.
Bu toplumsal ve siyasal karışıklıklar gittikçe artarak 13 Nisan, 1975'de iç savaşa yol açtı.
İç savaş Beyrut'un çok ağır maddi hasarına ve can kaybına yolaçtı.
Savaş 1991 yılında sona erdiğinde Beyrut bir harabeye dönüşmüştü ve 150.000 Lübnanlı can vermişti.
Kentin merkezi onarlımasına ve maddi olarak biraz toparlanmasına rağmen geleceği hala belirsizdir. 12 Temmuz 2006 tarihinde başlayan İsrail’in terör saldırıları sırasında Beyrut kenti, özellikle güney kısmı ağır hasar görmüştür.