26 Nisan 2010 Pazartesi

Ulu Cami, Osmangazi, Bursa

 

 













Osmanlı Devletinin bir asrı aşkın süreyle başkentlik yapan Yeşil Bursa'da yer alan tarih hazineleri arasında biri vardır ki, çeşitli özellikleriyle hemen diğerlerinden ayrılır. Bu, adı gibi yüce bir cami olan Ulu Cami'dir. Kentin merkezinde yer alan bu cami 577 yıllık geçmişiyle zamana meydan okumaktadır.
Caminin yapımına Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'in isteği üzerine 1395 yılında başlanmıştı. Yıldırım'ın Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilip esir düşmesi üzerine cami yapımı yarım kaldı. Daha sonra tahta çıkan Yıldırım'ın oğlu I. Mehmet, babasının başlattığı inşaatı tamamlattı ve cami 1421 yılında ibadete açıldı


2215 metrelik bir alanı kaplayan Ulu Cami'nin içi 12 sütunla 5 ayrı bölüme ayrılmıştı. Bu bölümlerden her biri dörder kubbeli olmak üzere 20 kubbe ile örtülmüştü.

Kubbe sayısı bakımından Ulu Cami, Türkiye'deki tüm camilerin önünde gelmekteydi. Caminin bunun yanı sıra bir başka özelliği ise ortadaki kubbenin açık olmasıydı. Telle örülü bu açık kubbeden giren ışık, camiyi aydınlık hale getirirken, bu kubbenin altına 16 köşeli bir şadırvan inşa edilmişti. Ulu Cami'yi diğerlerinden ayıran özellikler bununla da bitmiyordu. Abanoz ağacından ve tek çivi çakılmadan yapılan minberinin paha biçilemeyen değerinin yanı sıra, iç süslemeler ve hatları bakımından da eşsizdi.

Fettah Efendi, Mustafa Şefik Efendi, İzzet ve Yesari tarafından onartılan Ulu Cami'nin kütüphanesinde birbirinden değerli yazma eserler yer almaktadır.


.: TARİHİ MİNBERİN ÖZELLİKLERİ :.

Minber bütünüyle kainatı sembolize ediyor.

Minberin giriş kapısının üzerindeki kitabede altın yaldızla Osmanlıca olarak, 'Yıldırım Beyazıt Han tarafından hicri 804 (miladı 1402) yılında yaptırılmıştır' ibaresi yer alıyor. Sarmaşık motifleriyle süslü olan tırabzanların sağ çıkış ikinci kolonu üzerinde süsleme motifine uygun sülüs tarzda yazılmış, Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmet işi ibaresi dikkat çekiyor. Sanatkarın bu imzası son yıllarda fark edildi.

602 yıllık bir minber.... Tarihi minber üzerinde güneş ve galaksi sistemleri var. İddiaya göre, gezegenlerin büyüklük oranları ve yörüngeleri gerçek oranlarla örtüşüyor....

1402 tarihinde (Hicri 804) inşa edilen Bursa’nın tarihi sembollerinden Ulu Caminin minberinin Doğu yakasında (mihraba bakan yüz) Güneş sistemi, Batı yakasında ise Galaksi Sistemi yer alırken evrenin kül olarak tasvir edildiği ileri sürüldü. 602 yıllık tarihi minberdeki şekillerin bu tespiti doğruladığı iddia ediliyor. Minberin her iki yüzünde de şaşırtıcı şekilde birer evren krokisi var. Bu sadece bir tesadüf mü, yoksa bu minberin banisi gerçekten bir astronomi hayranı mıydı?




Minberin doğu cephesinde, biri dar dikdörtgen, diğeri alanı daha geniş üçgen biçiminde, bir diğeri en altta şerit halinde uzanan taşıyıcı dolap serisi banko olmak üzere birbirine bitişik üç kompozisyon alanı bulunuyor. Üçgen ve dikdörtgen yüze ikisi birlikte Güneş Sistemi'nin kabartma formlarla işlendiği bir alan var. Gezegenlerin her biri yörünge hareketleriyle birlikte küresel kabartma motifler halinde Güneş'e olan uzaklık ve aralarındaki büyüklük karşılaştırmaları da verilerek olması gereken yerlerde.

Gezegenler, Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Pluto şeklinde olan Güneş'e uzaklık sıralaması da doğru. Büyüklük mukayesesi de baz alındığında Dünya'dan elli bin defa daha büyük olan Güneş, büyük bir ustalıkla mükemmel şekilde işlenmiş durumda.

Anlaşılacağı üzere dünyanın yuvarlak olup olmadığının bile tartışıldığı bir devirde bir ahşap işçisi bile o dönemde bilinen tüm gezegenleri rasgele bir yıldız olarak değil, güneş sistemimizdeki birer gezegen olarak işlemiş..